top of page

Girişimcinin Finansman Rehberi: Potansiyelinizi En Üst Düzeye Çıkarmak

Bir iş kurarken ve büyütürken, genellikle üç kategoriden birine giren çeşitli finansman kaynakları vardır: kendi birikiminizi harcayabilir, kredi ya da borç alabilir ya da sermaye bulabilirsiniz.


Başlangıçta, muhtemelen sadece siz ve kendi birikimlerinizle girişiminize bir katkı sağlayacaksınız. Bu "bootstrapping" olarak bilinir. Bu terim işi kendi imkanlarınızla finanse etmeniz anlamına gelir. Dış kaynak (external input) bulmak yerine girişimlerini kendiniz finanse edersiniz. Ancak bu her zaman başvurulan bir kaynak değildir çünkü çok azımız kendi işlerimizi finanse etme imkanına sahibiz.


"İş yönetilmez, yönetilen kaynaklardır."

-Üzeyir Garih


Bir iş kuruyorken önceden plan yapmak ve uzun vadeli hedefler koymak önemlidir. Sizin ve işletmeniz için en uygun finansmanın ne tür olduğunu ve işletmeniz büyüdükçe mali durumunuzu nasıl yöneteceğinizi planlayın. Amacınız kendi patronunuz olarak daha iyi bir iş hayatı dengesi sağlamak mı? İş kurma kararınızın arkasındaki itici güçler, büyüme planlarınızı ve dolayısıyla finansman seçeneklerinizi belirlemek için iyi bir göstergedir.


İşinizin ilk aşamalarında aldığınız kararlar daha sonra yatırım ararken büyük bir etkiye sahiptir. Yatırımcılar, yatırımlarının risklerini değerlendirmek için şirketinizin profilini, şirket yapınızı, iş planınızı inceleyeceklerdir. Güçlü bir başlangıca sahip olduğunuzdan emin olmak için erkenden sağlam adımlar atarak, bu yatırımı güvence altına alma potansiyelinizi en üst düzeye çıkarabilirsiniz!


Bu yazıda işletmenizi kurma ya da genişletme aşamasında değerlendirebileceğiniz farklı finansman seçeneklerinden ve en başından göz önünde bulundurmanız gereken hususlardan bahsedeceğiz.


İlk adımlar


Tartışılır ancak en zor kısım, ilk adım yani şirketi kurmaktır. Fikrinizi gerçeğe dönüştürdüğünüz bu aşama bir şirketin kuruluş evresindeki en riskli aşamadır. Bu aşamada finansman seçenekleri genellikle daha sınırlıdır. Bu sebeple kurucular genellikle finansal destek için işletme kredilerine bakar ya da ortak arayışına girerler. Bu finansal desteklerden bir diğeri de kredidir. Kredi için sağlam bir iş planı ve şirket yapısını çok önemlidir. Ayrıca sizden kişisel bir teminat talep edebilirler.


  • Doğru Şirket Yapısını Seçmek: Şirket kurmadan önce girişimin özellikleri ve hedeflerini göz önünde bulundurarak bir şirket türü belirlemelisiniz .Şirketinizin yapısı şirketi oluşturan kişilerin sorumluluklarını ve yükümlülüklerini anlamada hayati önem taşır ve tercih edilen şirket türüne göre yükümlülükler ve sorumluluklar da değişiklik gösterir. En yaygın şirket yapıları, şahıs şirketleri veya sermaye şirketlerinden ( limited şirket, anonim şirket vb) herhangi biridir. Sermaye şirketlerin avantajı, kişisel mal varlığınızı işleriniz nedeniyle doğabilecek sorumluluktan (borç, tazminat vs.) korumaktır. Böylelikle şirket borçlarından kişisel varlıklarınızı uzaklaştırmış olacaksınız. Ancak, her şirket yapısı girişiminize uygun olmayabilir. Şirket yapısını en uygun şekilde belirlemek adına işinizi kurarken tavsiye alın.


  • Şahsi Teminat: Bir girişimci olarak kredi çekmek istediğinizde bunun artık bir borç finansmanı olacağını biliyorsunuz. Bankalar size verecekleri kredi için güçlü bir teminat talep edeceklerdir. Girişiminizin ihtiyaç duyduğu krediyi güvence altına alacak ölçekte varlığı olmadığı bir durumda şahsi teminat (eviniz, arabanız vb kişisel varlıklarınız) talep ederler. Bu teminatı verirken tüm terimleri ve yükümlülükleri tam olarak anladığınızdan emin olun. Olası sonuçların tamamen farkında olmadan kendinizi riske sokmayın.


Pastadaki Payı Bölmek: Kurucu ortak


Sektörünüzde uzmanlığa sahip, hevesli ve fikrinizle ilgili sizinle aynı tutkuyu paylaşan birini bulmak size işinizi bir sonraki seviyeye taşımanız için gereken avantajı sağlayabilir. Yatırım anlamında size sermaye getirecek olan bir kurucu ortakla birlikte yola koyulmak güzeldir, ancak bu pastadaki payı bölmek anlamına gelir. İşte bu noktada iyi karar vermeniz gerekir. Ne karar verirseniz de, kendinizi ve girişiminizi korumak için kapsamlı bir sözleşme imzalamayı unutmayın.


  • Hissedarlar Sözleşmesi Büyük bir heyecanla ilk adımları ilerlerken yatırımcı da bulmuş olmanın verdiği mutlulukla bazı tedbirleri sakın atlamayın. Şirketinizi gönül rahatlığı ile büyütebilmek için sağlam bir sözleşme yapmak, girişiminizi yönetmeyi önemli ölçüde kolaylaştırır. Bu sizin can simidinizdir. Esas sözleşmenizde düzenlenmeyen hükümler bakımından da kapsayıcıdır. Neden mi? Diyelim ki bu sözleşmeyi yapmayı unuttunuz. İşte olası senaryolardan bir kaçı:

    • Kurucu ortaklardan biri girişiminize benzer bir iş fikrini hayata geçirmeye çalışabilir,

    • İlk zamanlarda size bir çok yükümlülük vaat eden kurucu ortak, bu sorumluluklarını yerine getirmiyor olabilir,

    • Ortaklardan biri ayrılmak isteyebilir ( bu durumda ana sözleşme veya pay sahipleri sözleşmesinde herhangi bir kısıtlama olmaması halinde geride kalacak olan ortak kendini bir anda hiç tanımadığı bir kişi ile ortak pozisyonunda bulabilir. )

Girişim serüveninizde oluşabilecek pek çok senaryoyu tabiki sadece bir hissedarlar sözleşmesi ile bertaraf edemezsiniz. Ancak bu sözleşme bir kaos durumunda size pusula vazifesi görür. Bu sebeple girişiminizin niteliğine, hizmet verdiği alana ve seçtiğiniz şirket yapısına göre, bir avukata başvurarak bu sözleşmeyi hazırlamanız gerekir. Bu sözleşme her aşamada hazırlanabilir. Ancak unutmayın, önleyici hukuk kapsamında erken aşamada bir avukatın yardımı ile Hissedarlar Sözleşmesi’ni imzalamanız girişiminizin gelişimi için büyük bir avantaj sağlamış olur.



İlk Zamanlarda Gözden Kaçırmamanız Gereken 3 Şey


Başlangıçta şirketinizi bir sonraki büyüme evrenize ve finansman aşamasına hazırlamak için unutmamanız gereken başka şeyler de var.


  • Sigorta: Girişimci olarak ticari faaliyete başlayabilmek için bir takım sorumluluklar vardır. Bunlardan biri sigortadır. Örneğin, işletmenizde personel çalıştıracaksanız İşletmenizin bağlı olduğu Sigorta müdürlüğüne bildirimde bulunmanız gerekir. Ya da bazı bankalar tarafından sunulan, "Kadın Girişimci Sigortası" "Yeni girişimci tazminat sigortası" gibi sigorta seçeneklerini araştırmanızı tavsiye ederiz.


  • Marka Koruması: Girişiminize bir isim bulduğunuzda, bu markanızı oluşturur. Böylelikle, rakiplerinizden ayrılırsınız. Markanız, işinizin kimliği ve kişiliğidir. Logonuzu veya markalaşmanızı yaptıysanız, kurumsal kimlik çalışmalarınızı tamamladıysanız, tasarımcınızın fikri mülkiyet haklarını doğru şekilde sizinle paylaştığından ve markayı tescil ettirdiğinden emin olun. Bu aşamada da bir avukata danışarak ilerlemenizi tavsiye ederiz. Zira bu konuyu göz ardı ederek markalaşmanız ve zaten tescilli olan bir markalaşma çalışmasına para harcamanız (logo tasarımı, etiket ya da domain ismi almanız) yarı yolda kalmanıza ve o isim veya logodan vazgeçip yeni bir markalaşma çalışmasına başlamanıza sebep olacaktır.


  • Sözleşmeler: İş ortakları yani müşterileriniz ile çalışmaya başlamadan veya müşterilere hizmetlerinizi satmaya başlamadan önce, uygun sözleşmelerinizin (hizmet sözleşmesi, taşıma sözleşmesi gibi) hazır olduğunuzdan emin olun. Bir anlaşma yapmadan bir şey satmak ya da satın almak, sizi daha sonra her türlü risk ve iddia ile karşı karşıya getirebilir.

Ayrıca, heyecanınızı anlıyoruz ancak iş planlarınızı herhangi bir potansiyel iş ortağı ile veya bu konuda başka bir başkası ile paylaşmaya başlamadan önce ( evet arkadaşınız bile olsa) bir gizlilik sözleşmeniz olduğundan emin olun. Bu çok ama çok önemli!



İşinizi Büyütürken


Bankacılık Dışı Finansman Yolları


Girişiminizde emin adımlarla ilerlerken, finansal yönden bir bankaya bağımlı hissetmemek isteyebilirsiniz. "Alternatif finansman yöntemleri" yolculuğunuzda kitle fonlaması, girişim sermayesi ve melek yatırımcılık seçenekleri ile karşılaşmanız mümkün.


Kitlesel Fonlama (crowfunding)

Crowdfunding, her biri az miktarda para için çok sayıda insana sorarak finansmanı yükseltmenin bir yoludur. Üç kalabalık fonu türü vardır: bağış, borç; ve öz sermaye.


Bağış Crowdfunding, insanların bir karşılık/getiri beklentisi olmadan, projenin fikrine,amacına inandıkları için yatırım yaptığı yerdir. Bağışçılar, para koyarken bunu hayır amacıyla yaparlar ve genellikle geri karşılığında bir şey beklemezler.


Borç Crowdfunding, bir bankadan kredi alarak yüksek faiz oranları ile karşılaşmak istemediğinizde başvurabileceğiniz bir yoldur. Burada borç aldığınız kişiye faiz ödersiniz. Siz yatırımınıza finansman ararken, kredi verenler ise faiz getirisi almak için bu piyasaya girerler.


Özsermaye Crowdfunding, insanların işinize yatırım yaptığı yerdir. Fikrinizi bir yatırımcıya anlattığınızda, girişiminizin gelecek vaat ettiğini düşünülürse, yatırımcılar girişiminizden pay satın alarak işletmenize ortak olurlar. Bu noktada şansınızı artırmak adına, sadece bir yatırımcıya fikrinizi anlatmak yerine, çok sayıdaki yatırımcıya ulaşıp, küçük tutarlar şeklinde de sermate toplamanız mümkün. Böylelikle daha hızlı bir şekilde finansman ihtiyacınızı karşılamış olursunuz. Verilen sermaye ise şirketinizden paylar ile yer değiştirir ve girişiminizin ne kadar başarılı olduğuna bağlı olarak, bu paylar yükselebilir. Yani aldığınız finansmanı geri ödemek zorunda değilsiniz, ancak karşılığında yatırımcıya kardan pay almak, oy hakkı elde etmek ve/veya değer artış kazancı sağlamak hakkı tanımış olursunuz.


Melek yatırımcı finansmanı, bir tür özkaynak crowdfunding'ine benzer. Melek yatırımcı yeni oluşan ve potansiyel gördüğü projelere maddi destek olma hedefinde olduğundan, girişiminize henüz yolun başındayken finansman bulabilirsiniz. Bunun karşılığında ise girişiminizde aktif yol almayı (yöneticilik gibi) isterler.


Girişim sermayesi (venture capital), bir işletmenin işletmedeki bir pay karşılığında sermaye aldığı bir özel sermaye yatırımı şeklidir. Burada yatırımcının amacı erken ve orta aşamadaki işletmelere yatırım yapmak ve daha sonraki bir aşamada (genellikle 5 ila 10 yıl içinde) karlı bir şekilde çıkmaktır.. Yani burada üksek risk-yüksek kazanç prensibi ile hareket edilir. Alınan riskin başarıya dönüşmesi durumunda sağlanacak yüksek kar marjı, bu şirketlere ortak olmak suretiyle finansman sağlayan yatırımcıların faydasını oluşturur.


Hangi finansman türünü seçerseniz seçin, girişiminizdeki etkinizin seçtiğiniz finansman modeli ile azalacağını göz önünde bulundurmayı unutmayın. Tabi bu, yani girişiminizdeki payınızın azalması göz korkutucu bir düşünce değil. Çünkü hisseniz de aldığınız yatırımla, girişiminiz büyüdükçe artacaktır.


Bu aşama yukarıda bahsettiğimiz hissedarlar sözleşmenizin olması, sizi güvende hissettirmesin. Çünkü ihtiyacınız olan asıl şey, şirket esas sözleşmenizdir. Hissedarlar sözleşmesi bu tür finansman türlerinden birini seçtiğinizde size tamamen güvence sağlamaz. Çünkü bu, melek yatırımcıya hitap etmeyecektir.


Kaçış Planı


Girişim yolculuğunuzun başında muhtemelen girişiminizi nasıl sonlandıracağınızı düşünmez, planlamazsınız. Peki o gün geldiğinde ne yapacaksınız? Çocuklarınıza mı bırakır, işinizi satar mısınız? Devretmek, birleşmek, tasfiye etmek veya halka arz olmak da diğer seçeneklerinizden. Uzun vadeli hedeflerinize bir kaçış planı da eklemelisiniz. Böylelikle en başından doğru şekilde hazırlanabilirsiniz. Neden mi?


Hangi seçeneği seçerseniz seçin, tasfiye, satmak gibi işlemler çok fazla işlem ve bununla billikte özen gerektirir. Sözleşmeleriniz, fikri mülkiyet, iş hukuku, yönetim ekipleri, çalışanlar, finansallar, esasen işinizin her köşesi incelenir. Şirketinizin kurulumda ve gelişmesindeki tüm sıkı çalışmanızı işte bu aşamada görürsünüz. Ne kadar hazırlıklıysanız o kadar kolay olacaktır. İyi hazırlandıysanız ve birinci günden itibaren sağlam adımlar attıysanız, işte meyvelerini bu adımda toplayacaksınız.


Sonuç

Her iş için bir sermaye bulma serüveni farklıdır ve bunun doğru ya da yanlış bir yolu yoktur. En önemlisi, mevcut seçenekleri keşfetmeniz ve işinizin büyümesi ile birlikte yapınızın da bu büyümeye adapte olmasını sağlamak için ilk günden itibaren doğru adımlarla ilerlemektir.





0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare


bottom of page